Ana Sayfa > Galeri > Türler > Videolar > TANIM BEKLEYENLER > 💬 FORUM >
Giriş Yap > ✨ ÜYE OL >

Yalancı Apollo

Archon apollinus / False Apollo

Yalancı Apollo

Türkiye Dinamik İl Dağılım Haritası

1
4
* Yeşil renkli iller bu kelebeğin saha gözlem kaydı girilmiş bölgeleridir. İllere tıklayarak o bölgenin tüm kelebek galerisine uçabilirsiniz şefim.

Saha Çekim Tarihlerine Göre Uçuş Zamanı Grafiği

0
0
0
1
0
2
2
0
0
0
0
0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
* Grafik, üyelerin yüklediği fotoğrafların gerçek EXIF çekim verilerinden üretilmektedir.

Sistematik

Alem (Kingdom) Animalia
Şube (Phylum) Arthropoda
Sınıf (Class) Insecta
Takım (Order) Lepidoptera
Üst Familya Papilionoidea
Familya Papilionidae
Alt Familya Parnassiinae
Kabile Luehdorfiini
Cins Archon
Keşfeden Kişi (Herbst, 1798)
Latince Ad Archon apollinus
İngilizce Ad False Apollo
Türkçe Ad Yalancı Apollo
Kanat Açıklığı 50-60 mm mm

Kırmızı El Kitabı Koruma Statüsü

NT

Tehdide Yakın (Near Threatened)

Şu an tehlikede olmasa da yakın gelecekte koruma statüsünün değişme riski yüksektir.

🦋 KANATÜSTÜ
🍂 KANATALTI
🐛 TIRTIL
🪵 Görsel Yok
🪵 PUPA
🥚 YUMURTA
ID

Editör

İrfan Demirel / Uşak

Genel Tanım

Yalancı Apollo (Archon apollinus / False Apollo), Papilionidae (Kırlangıçkuyruklular) familyasının Parnassiinae (Dağ Kırlangıçkuyrukları) alt familyasına ait Luehdorfiini oymağının; Doğu Akdeniz, Ege ve Levant havzasına özgü olağanüstü görkemli, erken baharda karlar henüz erirken uyanan ve arka kanatlarındaki o iri gerdanlık gözleriyle büyüleyen en prestijli Doğu Akdeniz mülteci (refugium) karakterlerindendir.

Daha önce veritabanına jilet gibi temiz işlediğimiz kriptik ikizi Küçük Yalancı Apollo (Archon apollinaris) ile büyük bir morfolojik desen akrabalığı taşısa da; bu özel tür, ön kanat üst yüzeyindeki o çok daha koyu, dumanlı ve kalın simsiyah füme blokları, arka kanat marjinindeki o parıldayan devasa elektrik mavisi safir gözleri ve lohusa otu topluluklarına olan mutlak bağımlılığıyla kırlarımızın erken bahardaki en asil aristokratıdır.

Taksonomi ve Tanım

  • Bilimsel Adı: Archon apollinus (Herbst, 1798) - Alman entomolog ve doğa bilimci Johann Friedrich Wilhelm Herbst tarafından tanımlanmıştır. Türün ismindeki "apollinus" ibaresi, tıpkı ikizi gibi Parnassius apollo'ya olan yüzeysel desen benzerliğine ve dağ güneşinin o en ilk, en kor gibi parıldayan ışığına pürüzsüz bir atıftır.
  • Kanat Açıklığı: Genellikle 50–60 mm arasındadır. İkizi Archon apollinaris'ten bariz şekilde daha iri, daha geniş ve kanat yapısı daha hacimlidir. Gövdesi tıknaz, kaslı ve şubat-mart kırağılarına karşı muazzam koruma sağlayan yoğun altın-esmer ve çikolata kahvesi gür tüylerle kaplıdır. Frontal bacak çiftleri pürüzsüzce gelişmiştir.

Küçük Yalancı Apollo'dan (Archon apollinaris) Kesin Teşhis Kriterleri

Arazide ve makro fotoğraflarda bu iki asil bahar sihirbazını birbirinden jilet gibi ayırmak için şu 3 altın laboratuvar kriterini uygulamak gerekir İrfan Bey:

  1. Altın Kural (Arka Kanat Göz Lekeleri - Mutlak Teşhis): Arka kanat üst yüzeyinin dış kenarı boyunca dizilen o submarginal göz lekesi zincirinin içindeki mavi benekler, Archon apollinus'ta bariz şekilde devasa, iri, parıldayan metalik bir elektrik mavisi / kobalt mavisi tonlarındadır. Ayrıca bu mavi gözlerin hemen iç çeperinde kalın, doymuş ve canlı bir kiremit kırmızısı / kan kırmızısı leke dizisi gerdanlık gibi uzanır.
  2. İkinci Kural (Dumanlı ve Koyu Kanat Atlası): Üst yüzey zemin rengi kirli bir fildişi-sarıdır ancak ön kanat üstü yoğun esmer dumanla, kalın dalgalı siyah şeritlerle ve füme pullarla boğulmuştur. Kelebek arazide uçarken ikizine kıyasla bariz şekilde çok daha koyu, kontrastı yüksek ve hırçın bir grafik sunar.
  3. Üçüncü Kural (Arka Kanat Alt Yüzeyi): Arka kanat alt yüzeyindeki o krem-fildişi zemin üzerinde yer alan kiremit kırmızısı hilal lekeleri bariz şekilde kalın, geniş ve yer yer birbiriyle birleşerek yayılmıştır; temiz izole hatlar oluşturmazlar. Kanat uçları yarı şeffaf parşömen dokuludur.

Habitat ve Davranış

Yaşam Alanı Tercihi

Ekolojik istekleri tamamen Akdeniz mikroklimasına sahip ılık vadi tabanlarına, kıyısal meralara ve lohusa otunun can bulabildiği geleneksel tarım sınırlarına kilitlenmiş başat bir erken bahar efemeralidir. Aşırı yüksek, dondurucu Alpin buzul çanaklarından uzak durur; tamamen güneş alan ılık ve korunaklı alçak kuşakları seçer. Genellikle deniz seviyesinden başlayıp 1500 metre rakımlara kadar çıkan:

  • Akdeniz ve Ege karakterli zeytinlikler, geleneksel meyve ve narenciye bahçeleri altındaki nemli otluk şevler,
  • Yol kenarları, kırsal taş duvar dipleri, terkedilmiş tarlalar ve rüzgardan korunaklı taşlık nehir yatakları,
  • Tırtıllarının konukçu bitkisi olan lohusa otlarının humuslu topraklarda boy attığı güneşli ve az eğimli yamaçlar temel habitatıdır.

Davranış ve Fenoloji

  • Çırpınan, Uyuşuk ve Toprağa Yakın Uçuş Ritmi: Yalancı Apollo, hırçın ve patlayıcı manevralardan tamamen uzak, yer seviyesine olağanüstü yakın (~10-50 cm yükseklikte), adeta otların hemen üzerinde narince çırpınarak ve sarsılarak uçan (fluttering) son derece uyuşuk ve narin bir uçuş karakterine sahiptir. Havada asla yüksek ağaçların kanopilerine çıkmazlar; en ufak bir rüzgarda veya bulut gölgesinde hemen gür yaprakların tabanına veya çıplak toprağın üzerine konarak kanatlarını sımsıkı kapatırlar. Bu uyuşuk yapıları sayesinde sabahları çiğ tabakası altındayken makro fotoğraflarının çekilmesine muazzam bir tolerans gösterirler.
  • Kırağı Güneşlenmesi ve Erken Nektar Aşkı: Sabahın en erken saatlerinde kanatlarını tamamen düz iki yana açarak kuru yapraklar veya sıcak taşlar üzerinde termal güneşlenme yaparlar. Erken baharda meralarda ilk açan yabani çuha çiçekleri, sümbüller, çiğdemler, nergisler ve papatyaların nektarına olağanüstü bir aşkla bağlıdırlar. Erkekler nemli patika çamurlarından mineral emmeyi (Mud-puddling) çok severler.
  • Olağanüstü Dar Bahar Univoltin Döngü (Mart-Nisan Zirvesi): Konukçu bitkinin Akdeniz yaz kuraklığıyla hızla kavrulmasına endeksli olarak ülkemizde yılda KESİN OLARAK yalnızca tek bir dar kuşak (univoltin) geliştirirler:
    • Ergin bireyler tam bir bahar müjdecisi olarak kıyı şeridinin sıcaklığına bağlı olarak Şubat sonundan Mayıs başına kadar (popülasyon zirvesi Mart sonu ve Nisan ortasıdır) arazide aktif uçuşta görülebilirler. Mayıs ayı itibariyle ergin bireyler tamamen araziden çekilir ve yılın kalan 10 ayı boyunca doğada ergin olarak kesinlikle bulunmazlar.

Beslenme ve Yaşam Döngüsü

  • Larval Konukçu Bitkileri: Tırtılları Akdeniz ve Ege meralarının karakteristik Aristolochiaceae (Lohusaotugiller) familyası elemanlarına mutlak ve tavizsiz şekilde bağımlıdır. En yaygın ve zorunlu konukçuları:
    • Aristolochiaceae familyasından Aristolochia clematitis (Zehirli lohusa otu), Aristolochia hirta (Tüylü lohusa otu), Aristolochia rotunda, Aristolochia parvifolia (Küçük yapraklı lohusa otu) ve Akdeniz kuşağındaki yabani Aristolochia türlerinin taze yaprakları ve sürgünleri.
  • Gelişim ve İpek Sığınak Kapsülü: Dişiler narin, inci tanesini andıran pürüzsüz küresel fildişi-yeşil renkli yumurtalarını doğrudan lohusa otu yapraklarının alt yüzeyine tek tek veya küçük gruplar halinde sımsıkı yapıştırırlar.
  • Tırtılları olağanüstü hırçın ve karakteristik bir görselliğe sahiptir; silindirik, kadife dokulu zifiri mat siyah zemin rengine sahip olup gövdesi boyunca dikey hatlar halinde sıralanan, adeta birer kor gibi parıldayan parlak alev turuncusu / kan kırmızısı konik etli çıkıntılarla (verrucae) bezelidir. Tırtıl, lohusa otu yaprağını narin ipek tellerle salgılayarak kendine korunaklı bir sığınak tüp yuva yapar; gündüzleri bu yuvanın içinde gizlenip sadece geceleri beslenir. Bitkideki aristoloşik asit ve toksik kimyasalları bünyesinde biriktirerek avcı kuşlara karşı ölümcül bir zehir kalkanı kazanır.
  • Dokuz Aylık Pupa Hibernasyonu: Tür kışı toprak altındaki veya korunaklı taş aralarındaki narin odunsu esmer pupa (koza) evresinde hibernasyona yatarak geçirir. Yılın neredeyse 9-10 ayı boyunca bu koza içinde havanın tekrar ısınmasını beklerler. Baharda karlar erirken pupa kabuğunu yırtarak çıkan taze erginler, lohusa otları topraktan yeni yeni fışkırmışken arazide yerlerini alırlar.

Dağılım ve Korunma Statüsü

  • Küresel Dağılış: Çok net, kararlı ve kısıtlı bir Doğu Akdeniz / Levant Havzası mülteci (refugium) yayılım alanına sahiptir. Dünyada yalnızca Yunanistan'ın doğu adaları, Trakya, tüm Türkiye, Suriye, Lübnan, İsrail, Ürdün, Kuzey Irak ve batı İran'ın Zagros eteklerine kadar uzanan izole bir sahil/vadi koridorunun başat sakinidir. Orta ve Kuzey Avrupa'da, Rusya'da veya Afrika'nın derinliklerinde kesinlikle bulunmaz.
  • Türkiye Dağılışı: Anadolu coğrafyasının Akdeniz fitocoğrafya bölgesine ait meralarının biyoçeşitlilik bütünlüğünü ve kadim iklimsel sığınak karakterini gösteren en prestijli, asil ve biyoçeşitlilik değeri olağanüstü yüksek imza kalıntı karakterlerindendir. Ülkemizde yayılışı tamamen batı, güney ve iç vadi geçiş kuşaklarına dağılmıştır. Özellikle Trakya'nın güney şeritleri, tüm Ege Bölgesi sahil ve iç vadi koridorları (İzmir meraları, Aydın, Muğla, Manisa, Denizli), Marmara havzası geçişleri ile tüm Akdeniz Bölgesi sahil ardı dağ eteklerinde (Antalya, Mersin, Adana, Osmaniye, Hatay) son derece sağlıklı popülasyonları mevcuttur. İç Anadolu'nun en kuru, çıplak ova merkezlerinde ve en yüksek Alpin buzul çanaklarında görülmez.
  • IUCN Kırmızı Liste Statüsü: Küresel ölçekte NT (Near Threatened - Tehdide Yakın) statüsündedir. Özellikle Avrupa genelinde (Yunanistan adaları ve sınır şeritlerinde) habitat kaybı yüzünden popülasyonları tehlike altındadır. Tıpkı alt familyasındaki diğer asil akrabaları gibi Bern Sözleşmesi kapsamında küresel ölçekte ticareti, toplanması ve araziden koparılması kanunen KESİNLİKLE YASAKLANMIŞ en hassas türlerdendir.
  • Anadolu Popülasyonunun Önemi ve Tehditler: Türkiye coğrafyası, dünya üzerindeki en güçlü ve en kararlı Yalancı Apollo popülasyonlarının ana kalesidir. Ancak en büyük ve en yıkıcı tehdit, kıyısal ve iç vadi meralarının, zeytinlik altı otlakların kontrolsüz endüstriyel tarım ilaçlamaları (herbisitler) yüzünden tamamen zehirlenerek lohusa otu topluluklarının kökten yok edilmesidir. Ayrıca erken baharda meralarda yapılan kontrolsüz, aşırı ve yoğun koyun/sığır otlatma baskısı, bitki diplerindeki korunaklı pupaların ve yumurtaların tamamen ezilerek kolonilerin lokal olarak çökmesine neden olmaktadır. Kıyısal turizm yapılaşması da sahil habitatlarını trajik şekilde parçalamaktadır.

Yaşam Alanı

Kuru ve taşlık yamaçlar, çalılıklar, bağ ve bahçe kenarları, zeytinlikler ile seyrek ormanlık alanlar. Genellikle deniz seviyesinden 1500 metre yüksekliğe kadar olan sıcak ve güneşli alanları tercih eder.

Konukçu Bitkiler

Aristolochia clematitis (Lohusa otu), Aristolochia rotunda (Yuvarlak yapraklı lohusa otu), Aristolochia hirta, Aristolochia maurorum

Türkiye Dağılımı

Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde lokal popülasyonlar halinde, özellikle batı ve güney Anadolu'nun alçak ve orta yükseltilerdeki kesimlerinde yayılış gösterir.

Bilimsel Kaynakça

Tehlike Kategorileri & Kırmızı Kitap

Türün küresel nesli tehlike statüsü ve koruma kararları IUCN Red List verileriyle senkronize edilmiştir.

Taksonomik İsimlendirme

Bilimsel Latince isimlendirmeler, sinonimler ve kabile hiyerarşisi The Global Lepidoptera Names Index esas alınarak tescillenmiştir.

Coğrafi Dağılım Matrisi

Türlerin Palearktik bölge ve dünya üzerindeki koordinatlı haritalama alt yapısı GBIF açık bilim ağından beslenmektedir.

Avrupa Fauna Standartları

Bölgesel popülasyon kayıtları ve göç rotası modellemelerinde Fauna Europaea referans alınmıştır.

* kelebekler.com.tr platformunda yayınlanan tüm ansiklopedik veriler, taksonomik hiyerarşiler ve küresel koruma statüleri, uluslararası açık kaynaklı bilimsel kuruluşların veritabanları esas alınarak derlenmektedir.

Saha Gözlemleri

Tümünü Gör →
Yalancı Apollo Archon apollinus
İrfan Demirel
Yalancı Apollo Archon apollinus
İrfan Demirel
Yalancı Apollo Archon apollinus
İrfan Demirel
Yalancı Apollo Archon apollinus
Semih Aşkun
Yalancı Apollo Archon apollinus
Bulent Boz
Çerez kullanımı 🍪 Sizlere daha iyi bir deneyim sunmak için site içerisinde çerezleriniz kullanılmaktadır. Detayları politikamızda bulabilirsiniz.