Ana Sayfa > Galeri > Türler > Videolar > TANIM BEKLEYENLER > 💬 FORUM >
Giriş Yap > ✨ ÜYE OL >

Minik Kupid

Cupido minimus / Small Blue

Bu türe ait fotoğraf henüz üyelerimiz tarafından yüklenmemiştir.

Türkiye Dinamik İl Dağılım Haritası

* Yeşil renkli iller bu kelebeğin saha gözlem kaydı girilmiş bölgeleridir. İllere tıklayarak o bölgenin tüm kelebek galerisine uçabilirsiniz şefim.

Saha Çekim Tarihlerine Göre Uçuş Zamanı Grafiği

0
0
0
0
0
0
0
0
0
0
0
0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
* Grafik, üyelerin yüklediği fotoğrafların gerçek EXIF çekim verilerinden üretilmektedir.

Sistematik

Alem (Kingdom) Animalia
Şube (Phylum) Arthropoda
Sınıf (Class) Insecta
Takım (Order) Lepidoptera
Üst Familya Papilionoidea
Familya Lycaenidae
Alt Familya Polyommatinae
Kabile Polyommatini
Cins Cupido
Keşfeden Kişi Fuessly, 1875
Latince Ad Cupido minimus
İngilizce Ad Small Blue
Türkçe Ad Minik Kupid
Kanat Açıklığı 18-24 mm mm

Kırmızı El Kitabı Koruma Statüsü

LC

Asgari Endişe (Least Concern)

Bu türün küresel popülasyonu ve habitat dengesi şu an için tehlike altında değildir.

🦋 Görsel Yok
🦋 KANATÜSTÜ
🍂 Görsel Yok
🍂 KANATALTI
🐛 Görsel Yok
🐛 TIRTIL
🪵 Görsel Yok
🪵 PUPA
🥚 Görsel Yok
🥚 YUMURTA
ID

Editör

İrfan Demirel / Uşak

Genel Tanım

Minik Kupid (Cupido minimus / Small Blue), Lycaenidae familyasının Polyommatinae alt familyasına ait Cupidinini oymağının; Avrupa ovalarından Anadolu dağ platolarına, Sibirya üzerinden Moğolistan'a kadar uzanan geniş Palearktik coğrafyanın, kireçtaşlı meralarına izole olmuş en minimalist ve narin sakinlerindendir.

Taksonomi ve Tanım

  • Bilimsel Adı: Cupido minimus (Fuessly, 1875) - İsviçreli entomolog Johann Caspar Fuessly tarafından tanımlanmıştır. Cins adı olan Cupido, Roma mitolojisindeki narin aşk tanrısı Cupid'e; minimus tür epifeti ise Latince "en küçük / en minyon" anlamına gelerek taksonun minimalist vücut mimarisine doğrudan bir atıftır.
  • Kanat Açıklığı: Genellikle 18–24 mm arasındadır. Türkiye faunasındaki en küçük gündüz kelebeklerinden biridir. Gövdesi bir iğne ucu kadar narin, toraks kas yapısı ise yer seviyesindeki lokal hava akımlarında yumuşak pırpırlar yapmaya elverişli olacak düzeyde kompakttır. Frontal bacaklar pürüzsüzce gelişmiştir.

Akrabalarından Kesin Teşhis Kriterleri (Kuyruksuz Esmerlik ve Gümüşi Taban)

Boyutunun küçüklüğü nedeniyle ilk bakışta bir güveyle ya da Everes ve Freyeria cinsinin minyon üyeleriyle karıştırılsa da, şu 3 net morfolojik kriterle laboratuvar düzeyinde karakterize edilir:

  1. Altın Kural (Kuyruksuz ve Desensiz Masif Esmer Üst Yüzey - Mutlak Teşhis): Everes cinsinin aksine, arka kanat uç kenarında (anal açı) kesinlikle ipliksi bir kuyrukçuk barındırmaz. Kanat üst yüzeyi hem erkekte hem dişide tamamen parlaklıktan yoksun, mat, dumanlı bir koyu çikolata kahverengisi / kurşuni esmerliktedir. Erkek bireylerde kanat tabanında (bazal alan) çok narin, mikroskobik bir gümüşi-mavi / turkuaz pul tozlanması görülebilir. Saçaklar homojen grimsi beyazdır.
  2. Kanat Alt Yüzeyindeki Düzenli Benek Kurvaturu: Kanat alt yüzeyi soluk gümüşi kül grisi veya dumanlı fildişi zemin rengine sahiptir. Arka kanat alt yüzeyindeki siyah benekler, dış marjin hatlarında hiçbir turuncu veya kırmızı ay hilali lekesi barındırmaz. Siyah noktalar ince beyaz halkalarla çevrilidir ve muntazam bir kavis çizer.
  3. Yoğun Turkuaz Taban Tozlanması: Arka kanat alt yüzeyinin taban alanından başlayıp diskal alana doğru yayılan yoğun, parıldayan yeşilimsi-mavi / turkuaz pul tozlanması, unlu kül grisi zemin üzerinde yüksek kontrast oluşturur.

Habitat ve Davranış

Yaşam Alanı Tercihi

Ekolojik istekleri açısından kireçli, kalkerli toprak yapısına ve düşük vejetasyon boyuna bağımlı mutlak bir kalker ve dağ merası uzmanıdır. Nem oranı aşırı yüksek kapalı orman derinliklerinden ve yoğun endüstriyel tarım düzlüklerinden tamamen uzak durur. Genellikle 800 metreden başlayıp 2200 metre karasal dağ geçiş kuşaklarına kadar çıkan:

  • İç ve Doğu Anadolu karakterli kireçtaşlı (kalkerli) sarp dağ yamaçları, çorak tebeşirli şevler ve dik erozyon vadileri,
  • Kuru Alpin meralar, taşlık ve çakıllı rüzgara açık dağ geçitleri, seyrek bodur çalı sınırları,
  • Tırtıllarının yegane konukçusu olan yabani yara otlarının (Anthyllis) kalkerli toprak yarıklarından fışkırdığı bol güneş alan güney bakarlı şevler temel habitatıdır.

Davranış ve Fenoloji

  • Yerden, Yumuşak ve Kararsız Pırpır Uçuş Mekaniği: Havada asla yükselmez ve sert dağ rüzgarlarına karşı direnç gösteremezler. Yerden yalnızca 10 ila 30 cm yükseklikte, bodur dağ otlarının hemen üzerinden adeta havada asılı kalırcasına yumuşak, yavaş ve kararsız pırpırlar yaparak narin bir uçuş sergilerler. Kanat üstünün koyu füme olması sebebiyle çıplak toprağa veya gri taşlara kondukları anda saniyeler içinde gözden kaybolurlar. Bulutlu anlarda kendilerini doğrudan bitki saplarına sımsıkı kapatarak kamufle olurlar.
  • Termal Güneşlenme ve Mineral Tutkusu: Yüksek dağların o dondurucu sabah ayazlarını aşmak için sabahın en erken saatlerinde kanatlarını yarı açık tutarak güneş ışınlarını emen termal güneşlenme yaparlar. Dağ meralarında açan yabani dağ kekiği, civanperçemi ve yara otu çiçeklerinin nektarına bağlıdırler. Erkekler yaz sıcaklarında nemli çamurlu patika sızıntılarından mineral emmeyi çok severler; çakıllarda minik öbekler oluştururlar.
  • Tavizsiz Tek Kuşaklı Dar Yaz Döngüsü (Mutlak Univoltin Fenoloji): Kalker bozkır vejetasyonunun ve konukçu bitki tomurcuklarının tazelik döngüsüne endeksli olarak ülkemizde yılda kesin ve kararlı olarak yalnızca tek bir dar kuşak (univoltin) geliştirirler:
    • Ergin bireyler rakıma ve karların erime ritmine bağlı olarak yalnızca Mayıs başından Temmuz ortasına kadaraktif uçuşta görülebilirler. Popülasyon zirvesi Haziran ayıdır. Temmuz ayı sonu itibariyle ergin bireyler tamamen araziden çekilir.

Beslenme ve Yaşam Döngüsü

  • Larval Konukçu Bitkileri: Tırtılları kalkerli dağ steplerinin karakteristik Fabaceae (Baklagiller) familyası otsu elemanlarına mutlak bağımlıdır. Yegane och zorunlu konukçuları:
    • Fabaceae familyasından kalkerli meralarda ve dik şevlerde can bulan Anthyllis vulneraria (Yabani yara otu / Gümüş otu) ve Anthyllis varyetelerinin taze yaprak sürgünleri ve özellikle etli çiçek tomurcukları.
  • Gelişim ve Çiçek İçi Beslenme Dehası: Dişiler narin, basık fildişi-beyaz renkli mikroskobik yumurtalarını doğrudan konukçu yara otunun taze çiçek çanak yapraklarının arasına tek tek bırakırlar.
    • Tırtılları Lycaenidae anatomisine has yassı, oval, tıknaz, bir tespih böceğini andıran ve üzeri narin esmer kıllarla bezeli mat et kırmızısı / pembemsi-sarı / kirli yeşil bir gövdeye sahiptir. Tırtıl yumurtadan çıktığı andan itibaren yara otunun o kapalı, etli çiçek tomurcuklarının içine girer ve tüm larval gelişimini bitkinin çiçeğinin içinde, dış dünyadan tamamen izole beslenerek geçirir.

Tırtıllarda Kanibalizm (Yamyamlık) Eğilimi

Besin kaynağı olan çiçek tomurcuklarının dar Alpin fenolojide son derece kısıtlı olması sebebiyle, Minik Kupid tırtılları arasında yüksek oranda kanibalizm (yamyamlık) görülür. Aynı çiçek kurulu üzerinde karşılaşan iki tırtıldan güçlü olanı, diğer tırtılı tüketerek kendi gelişimini garanti altına alır.
  • On Aylık Ağır Pupa Hibernasyonu: Yaz ortasında gelişimini tamamlayan tırtıllar toprağa inerler. Kendilerini konukçu bitkinin kök hatlarındaki derin toprak yarıklarına veya karınca yuvalarının girişlerine narin bir ipek kemerle bağlayarak odunsu esmer renkli narin pupa (koza) evresine geçirirler. Tür kışı bu koza içinde, karasal bozkırın metrelerce kar altında kaldığı dondurucu kış şartlarında tam 10 ay boyunca geçirir; baharda erginleşir.

Dağılım ve Korunma Statüsü

  • Küresel Dağılış: Devasa genişlikte, kararlı bir Palearktik / Alpin-Kalker yayılım alanına sahiptir. İspanya'nın kuzeyinden başlayarak tüm Orta, Kuzey ve Doğu Avrupa kıtasını (İngiltere ve İskandinavya dahil), Balkan Yarımadası'nı, tüm Türkiye coğrafyasını, Kafkasya ve Transkafkasya'yı baştan başa keserek Sibirya, Orta Asya ve Moğolistan üzerinden Çin'in kuzey şeritlerine kadar uzanan gür bir kuşağın başat sakinidir. Kuzey Afrika'nın kurak çöllerinde kesinlikle bulunmaz.
  • Türkiye Dağılışı: Anadolu coğrafyasının karasal dağ ve kalker step ekosistemlerinin biyocoğrafik köklülüğünü gösteren prestijli bir karakterdir. Ülkemizde yayılışı tamamen karasal iç vadi ve yüksek dağ geçiş kuşaklarına kilitlenmiştir. Özellikle İç Anadolu Bölgesi'nin tamamında (Ankara, Konya meraları, Sivas, Kayseri, Eskişehir dağlık yamaçlarında), Doğu Anadolu'nun plato ve iç vadi sistemlerinde (Erzurum, Erzincan, Malatya, Elazığ, Van Gölü havzası bozkırlarında) ve Akdeniz'in iç karasal geçiş vadilerinde (Niğde, Karaman Toros şeritlerinde) 800-2200 metreler arasında son derece lokal ama sağlıklı kolonileri mevcuttur. Trakya'da ve batı sahil ova merkezlerinde görülmesi imkansızdır.
  • IUCN Kırmızı Liste Statüsü: Küresel ölçekte devasa Palearktik yayılışı sayesinde LC (Least Concern - Asgari Endişe) kategorisindedir; ancak Türkiye genelindeki o narin dağ stepleri ve kalkerli vadi habitatlarının kırılganlığı sebebiyle ulusal düzeyde ekolojik takibi ve hassasiyeti yüksek bir türdur.
  • Lokal Tehdit Faktörleri: En büyük başat tehdit, kireçtaşlı dağlık şevlerde ve kuru vadilerde açılan kontrolsüz taş ocakları, kalker ocakları, çimento fabrikaları ve kontrolsüz madencilik yüzünden patlatılarak konukçu bitki topluluklarının kökten kazınmasıdır. Ayrıca yüksek meralarda yapılan erken ve aşırı koyun/keçi otlatma baskısı (yara otu çiçeklerinin kitlesel olarak tüketilerek tırtılların ve bitki tabanındaki o narin kozaların ezilerek parçalanması) lokal dağ kolonilerini doğrudan tehdit etmektedir.

Yaşam Alanı

Kalkerli ve kireçli çayırlar, taşlık ve kurak yamaçlar, otlaklar, demiryolu şevleri ve terk edilmiş taş ocakları. Genellikle 100 metreden 2000 metre rakıma kadar olan alanlarda yaşam sürer.

Konukçu Bitkiler

Anthyllis vulneraria (Yara otu), Astragalus (Geven) ve Coronilla varia (Renkli taçotu) türleri.

Türkiye Dağılımı

Kuzey, İç ve Doğu Anadolu bölgelerindeki dağlık ve kalkerli alanlarda lokal popülasyonlar halinde bulunur.

Bilimsel Kaynakça

Tehlike Kategorileri & Kırmızı Kitap

Türün küresel nesli tehlike statüsü ve koruma kararları IUCN Red List verileriyle senkronize edilmiştir.

Taksonomik İsimlendirme

Bilimsel Latince isimlendirmeler, sinonimler ve kabile hiyerarşisi The Global Lepidoptera Names Index esas alınarak tescillenmiştir.

Coğrafi Dağılım Matrisi

Türlerin Palearktik bölge ve dünya üzerindeki koordinatlı haritalama alt yapısı GBIF açık bilim ağından beslenmektedir.

Avrupa Fauna Standartları

Bölgesel popülasyon kayıtları ve göç rotası modellemelerinde Fauna Europaea referans alınmıştır.

* kelebekler.com.tr platformunda yayınlanan tüm ansiklopedik veriler, taksonomik hiyerarşiler ve küresel koruma statüleri, uluslararası açık kaynaklı bilimsel kuruluşların veritabanları esas alınarak derlenmektedir.

Saha Gözlemleri

Tümünü Gör →

Henüz saha gözlemi eklenmemiş.

Çerez kullanımı 🍪 Sizlere daha iyi bir deneyim sunmak için site içerisinde çerezleriniz kullanılmaktadır. Detayları politikamızda bulabilirsiniz.