Mavi Osiris
Cupido osiris / Osiris Blue
Bu türe ait fotoğraf henüz üyelerimiz tarafından yüklenmemiştir.
Türkiye Dinamik İl Dağılım Haritası
Saha Çekim Tarihlerine Göre Uçuş Zamanı Grafiği
Sistematik
Kırmızı El Kitabı Koruma Statüsü
Asgari Endişe (Least Concern)
Bu türün küresel popülasyonu ve habitat dengesi şu an için tehlike altında değildir.
Editör
İrfan Demirel / Uşak
Genel Tanım
Mavi Osiris (Cupido osiris / Osiris Blue), Lycaenidae familyasının Polyommatinae alt familyasına ait Cupidinini oymağının; Güney Avrupa’dan Anadolu platolarına, Orta Asya’dan Sibirya’ya kadar uzanan geniş Palearktik coğrafyanın, kireçtaşlı sarp dağ meralarına kilitlenmiş, narin ve erken yaz fenolojisine sahip kalıntı (relikt) sakinlerindendir.
Taksonomi ve Tanım
- Bilimsel Adı: Cupido osiris (Meigen, 1829) - Alman entomolog Johann Wilhelm Meigen tarafından tanımlanmıştır. Cins adı olan Cupido, Roma mitolojisindeki narin aşk tanrısı Cupid’e; osiris tür epifeti ise Antik Mısır mitolojisinde yeraltı, diriliş ve bereket tanrısı olan Osiris’e doğrudan bir atıftır.
- Kanat Açıklığı: Genellikle 24–28 mm arasındadır. Kompakt, küçük, son derece narin bir gövde mimarisine sahiptir. Toraks kasları, yüksek dağ geçitlerinde esen sert termal rüzgarlara karşı yer seviyesine pürüzsüzce yakın uçabilecek dinamizmdedir. Frontal bacaklar pürüzsüzce gelişmiştir.
Akrabası Minik Kupid'den (Cupido minimus) Kesin Teşhis Kriterleri
Arazide sympatric (aynı coğrafyayı paylaşan) uçtuğu ikiz türü Cupido minimus ile karıştırılmaması için şu 3 net morfolojik kritere bakılır:
- Altın Kural (Erkek Üst Yüzey Parlak Mavisi - Mutlak Teşhis): Cupido minimus erkekleri tamamen masif esmer-kahverengiyken; Cupido osiris erkeklerinin kanat üst yüzeyi göz alıcı, parlak menekşe mavisi / leylak mavisi pullarla kaplıdır. Kanat dış kenarı (marjin) boyunca pürüzsüz, çok ince siyah bir hat uzanır ve saçaklar saf beyazdır. Dişiler ise tamamen mat esmer kahverengidir.
- Kuyruksuz Yuvarlak Geometri: Everes cinsinin aksine, arka kanat uç kenarında (anal açı) kesinlikle ipliksi bir kuyrukçuk barındırmaz. Kanat kenarları tamamen pürüzsüz ve yuvarlaktır.
- Kanat Alt Yüzeyi ve Turuncu Eksikliği: Arka kanat alt yüzeyi soluk gümüşi kül grisi zemin rengine sahiptir. Kanat kenarlarında hiçbir turuncu veya kırmızı ay hilali lekesi barındırmaz. Taban alanındaki (bazal bölge) parıldayan turkuaz-mavi pul tozlanması C. minimus'a kıyasla bariz biçimde daha sınırlı ve narindir.
Habitat ve Davranış
Yaşam Alanı Tercihi
Ekolojik istekleri açısından kireçli, kalkerli toprak yapısına ve düşük vejetasyon boyuna bağımlı mutlak bir kalker ve yüksek step uzmanıdır. Nem oranı aşırı yüksek kapalı orman derinliklerinden ve yoğun endüstriyel tarım düzlüklerinden tamamen uzak durur. Genellikle 1000 metreden başlayıp 2300 metre Alpin geçiş kuşaklarına kadar uzanan:
- İç ve Doğu Anadolu karakterli kireçtaşlı (kalkerli) sarp dağ yamaçları, çorak tebeşirli şevler ve dik erozyon vadileri,
- Kuru Alpin meralar, taşlık ve çakıllı rüzgara açık dağ geçitleri,
- Tırtıllarının yegane konukçusu olan korunga topluluklarının (Onobrychis) kalkerli toprak yarıklarından fışkırdığı bol güneş alan güney bakarlı şevler temel habitatıdır.
Davranış ve Fenoloji
- Alçaktan Akan, Yumuşak ve Kararsız Uçuş Mekaniği: Havada asla yükselmez ve sert dağ rüzgarlarına karşı direnç gösteremezler. Yerden yalnızca 10 ila 30 cm yükseklikte, bodur dağ otlarının hemen üzerinden adeta havada asılı kalırcasına yumuşak, yavaş ve kararsız pırpırlar yaparak seri bir uçuş sergilerler. Bulutlu anlarda kendilerini doğrudan bitki saplarına sımsıkı kapatarak gri alt yüzeyleri sayesinde saniyeler içinde kamufle olurlar.
- Termal Güneşlenme ve Mineral Tutkusu: Yüksek dağların o dondurucu sabah ayazlarını aşmak için sabahın en erken saatlerinde kanatlarını yarı açık tutarak güneş ışınlarını emen termal güneşlenme yaparlar; bu esnada erkeklerin o parlak menekşe mavisi pulları göz kamaştırıcıdır. Dağ meralarında açan yabani dağ kekiği, civanperçemi ve korunga çiçeklerinin nektarına bağlıdırlar. Erkekler yaz sıcaklarında nemli çamurlu patika sızıntılarından mineral emmeyi çok severler.
- Tavizsiz Tek Kuşaklı Dar Yaz Döngüsü (Mutlak Univoltin Fenoloji): Bozkır vejetasyonunun karasal yaz kuraklığıyla hızla kavrulup yok olmasına endeksli olarak ülkemizde yılda kesin ve kararlı olarak yalnızca tek bir dar kuşak (univoltin) geliştirirler:
- Ergin bireyler rakıma ve karların erime ritmine bağlı olarak yalnızca Mayıs ortasından Temmuz sonuna kadar aktif uçuşta görülebilirler. Popülasyon zirvesi Haziran ayıdır.
Beslenme ve Yaşam Döngüsü
- Larval Konukçu Bitkileri: Tırtılları kalkerli dağ steplerinin karakteristik Fabaceae (Baklagiller) familyası otsu elemanlarına mutlak bağımlıdır. Yegane ve zorunlu konukçuları:
- Fabaceae familyasından kalkerli meralarda can bulan yabani Onobrychis (Korunga) türleri (Özellikle Onobrychis viciifolia / Eşek korungası ve Onobrychis cornuta / Boynuzlu korunga) ile bazı otsu Lathyrus (Mürdümük) varyetelerinin taze yaprak sürgünleri ve özellikle çiçek tomurcukları.
- Gelişim ve Kriptik Tırtıl Mimarisi: Dişiler narin, basık fildişi-beyaz renkli mikroskobik yumurtalarını doğrudan konukçu korunganın taze çiçek tomurcuklarının arasına tek tek bırakırlar.
- Tırtılları Lycaenidae anatomisine has yassı, oval, tıknaz, bir tespih böceğini andıran ve üzeri mikroskobik narin tüylerle bezeli açık çimen yeşili / sarımsı-yeşil bir gövdeye sahiptir. Gövdesi boyunca uzanan koyu yeşil veya pembemsi sırt şeritleri taşır. Çiçek kurulları içinde beslenirken morfolojik olarak tamamen görünmez olur.
Karınca Simbiyozu (Mirmekofili)
Tırtılları, gövdelerinin arka segmentlerindeki bezlerden salgıladıkları aminoasit zengini sıvı sayesinde Lasius, Formica veya Tapinoma cinsi karıncalarla mirmekofilik bir bağ kurarlar. Karıncalar bu sıvı karşılığında tırtılı yaban arılarına ve avcı böceklere karşı meralarda korurlar.
- On Aylık Ağır Pupa Hibernasyonu: Yaz ortasında gelişimini tamamlayan tırtıllar toprağa inerler. Kendilerini konukçu bitkinin kök hatlarındaki derin toprak yarıklarına veya karınca yuvalarının girişlerine narin bir ipek kemerle bağlayarak odunsu esmer renkli narin pupa (koza) evresine geçirirler. Tür kışı bu koza içinde, karasal bozkırın metrelerce kar altında kaldığı dondurucu kış şartlarında tam 10 ay boyunca geçirir; baharda erginleşir.
Dağılım ve Korunma Statüsü
- Küresel Dağılış: Geniş ve kararlı bir Güney Palearktik / Alpin-Kalker yayılım alanına sahiptir. İspanya'nın kuzeyinden, Fransa'nın güneyinden başlayarak tüm Akdeniz Avrupa kıtasını, Balkan Yarımadası'nı, tüm Türkiye coğrafyasını, Kafkasya ve Transkafkasya'yı baştan başa keserek Sibirya'nın güney şeritleri, Orta Asya ve Moğolistan üzerinden Çin'in kuzeybatısına kadar uzanan sarp bir kuşağın başat sakinidir. Kuzey Afrika'nın kurak çöllerinde kesinlikle bulunmaz.
- Türkiye Dağılışı: Anadolu coğrafyasının karasal dağ ve kalker step ekosistemlerinin biyocoğrafik köklülüğünü gösteren imza karakterlerindendir. Ülkemizde yayılışı tamamen karasal iç vadi ve yüksek dağ geçiş kuşaklarına kilitlenmiştir. Özellikle İç Anadolu Bölgesi'nin tamamında (Ankara, Konya meraları, Sivas, Kayseri, Eskişehir dağlık yamaçlarında), Doğu Anadolu'un plato ve iç vadi sistemlerinde (Erzurum, Erzincan, Malatya, Elazığ, Van Gölü havzası bozkırlarında) ve Akdeniz'in iç karasal geçiş vadilerinde (Niğde, Karaman Toros şeritlerinde) 1000-2300 metreler arasında son derece lokal ama sağlıklı kolonileri mevcuttur. Trakya'da ve batı sahil ova merkezlerinde görülmesi imkansızdır.
- IUCN Kırmızı Liste Statüsü: Küresel ölçekte geniş Palearktik yayılışı sayesinde LC (Least Concern - Asgari Endişe) kategorisindedir; ancak Türkiye genelindeki o narin dağ stepleri ve kalkerli vadi habitatlarının kırılganlığı sebebiyle ulusal düzeyde ekolojik takibi gereken hassas bir türdür.
- Lokal Tehdit Faktörleri: En büyük başat tehdit, kireçtaşlı dağlık şevlerde ve kuru vadilerde açılan kontrolsüz taş ocakları, kalker ocakları, çimento fabrikaları ve kontrolsüz madencilik yüzünden patlatılarak konukçu yabani korunga topluluklarının kökten kazınmasıdır. Ayrıca yüksek meralarda yapılan erken ve aşırı koyun/keçi otlatma baskısı (korunga çiçeklerinin kitlesel olarak tüketilerek tırtılların ve bitki tabanındaki o narin kozaların ezilerek parçalanması) lokal dağ kolonilerini doğrudan tehdit etmektedir.
Yaşam Alanı
Kuru, güneşli ve kireçtaşlı yamaçlar, korunga tarlaları, çiçekli dağ çayırları ve taşlık açıklıklar; genellikle 500 ile 2200 metre arasındaki rakımlarda tercih bulur.
Konukçu Bitkiler
Onobrychis viciifolia (Adi Korunga), Onobrychis arenaria (Kum Korungası), Lathyrus (Mürdümük) ve Vicia (Fiğ) türleri.
Türkiye Dağılımı
Doğu Anadolu, İç Anadolu, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde lokal olarak yayılış gösterir. Özellikle Erzurum, Kars, Van, Niğde, Isparta ve Gümüşhane illerindeki dağlık alanlarda gözlenir.
Bilimsel Kaynakça
Tehlike Kategorileri & Kırmızı Kitap
Türün küresel nesli tehlike statüsü ve koruma kararları IUCN Red List verileriyle senkronize edilmiştir.
Taksonomik İsimlendirme
Bilimsel Latince isimlendirmeler, sinonimler ve kabile hiyerarşisi The Global Lepidoptera Names Index esas alınarak tescillenmiştir.
Coğrafi Dağılım Matrisi
Türlerin Palearktik bölge ve dünya üzerindeki koordinatlı haritalama alt yapısı GBIF açık bilim ağından beslenmektedir.
Avrupa Fauna Standartları
Bölgesel popülasyon kayıtları ve göç rotası modellemelerinde Fauna Europaea referans alınmıştır.
Saha Gözlemleri
Tümünü Gör →Henüz saha gözlemi eklenmemiş.